Avrupa Birliği, çevresel kaygılara rağmen Türkiye'ye yönelik plastik atık akışını sürdürme kararı aldı; karar uyarınca her yıl yüz binlerce ton atık ülkeye yönlendirilecek. Bu gelişme, Akdeniz kıyılarında ve ülke içindeki su yollarında biriken plastik yüküne dair endişeleri artırıyor.
Araştırmalara göre Adana'daki sulama kanallarından denizlere saatte 5,3 milyardan fazla mikroplastik parçacığı taşınıyor; bu tür mikroplastikler su yolları, kıyı ekosistemleri ve gıda zinciri üzerinde uzun vadeli etkiler yaratabiliyor. AB'nin atık ihracını sürdürme kararı, ithalat yapılan tesislerin kapasitesi, denetim mekanizmaları ve işleme standartlarının etkinliğiyle doğrudan bağlantılı riskler taşıyor.
Kim etkilenecek ve ne yapılmalı: tarım arazileri ve sulama suyu kullananlar, balıkçılar, kıyı yerleşimleri ve tüketiciler açısından potansiyel sağlık ve ekonomik etkiler söz konusu. Yerel ve ulusal yetkililer ile atık işleyen tesislerin, alım, işleme ve izleme kriterlerini şeffaf biçimde açıklaması; su ve toprak izleme programlarını güçlendirmesi; üreticiler ve tüketiciler için plastik kullanımını azaltma, geri dönüşüm ve güvenli bertaraf yükümlülüklerinin netleştirilmesi önemli. Ayrıca ithalat miktarları, alım yöntemleri ve işleme altyapısı hakkında resmi verilerin takip edilmesi, zararların ölçülmesi ve sorumluların belirlenmesi için gereklidir.






Yorumlar yükleniyor…